Dünyayı Sarsan Ekonomik Krizler ve Küresel Ekonomiye Etkileri

Ekonomik kriz ülkeleri finansal olarak olumsuz yönde etkileyen tehlike durumlar olarak tanımlanmaktadır. Ulusal para birimlerinin ani dalgalanmaları hizmetlerin ve malların değer kaybı ve üretim faktörlerindeki aksamalar gibi birçok finansal kalemde yaşanan beklenmedik sorunlar ülke ekonomilerinde belirsizliğe ve yavaşlamaya yol açmaktadır. Ekonomide yaşanan belirsizlik ortamı ve finansal üretim faaliyetlerinin yavaşlaması ekonomik krizlerin en önemli belirtileri arasında yer almaktadır.

Ekonomik Kriz Nasıl Oluşur?

ekonomik-kriz

Finansal ve Reel sektörlerde yaşanan arz fazlası ya da talep azalması ekonomik krizlere sebep olabilir. Talep veya arz krizinin ortaya çıkmasında birçok çeşitli neden bulunmaktadır. Bu sebepler organizasyon dışı ve organizasyon içi olmak üzere iki ayrı başlık altında incelenmektedir. Organizasyon dışı krizlere örnek olarak deprem, sel, yangın ve salgın hastalıkları örnek gösterebiliriz. Ülke genelinde yaşanabilecek herhangi bir doğal afet ekonomik krize neden olabilir. Doğal afetlerin yanı sıra siyasi istikrarsızlık ortamı, askeri darbeler ve iç savaş gibi durumlarda oldukça önemli sebepler arasında yer almaktadır.

Dünyayı Derinden Etkileyen Ekonomik Krizler

Geçmişten günümüze dünyanın dört bir yanında ufak ve büyük çaplı birçok ekonomik kriz yaşanmıştır. Devletler bu dönemlerde çok acı tecrübeler yaşamıştır. Ekonomik krizlerin tetiklediği birçok problem dünyayı derinden etkilemiş, milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine, yaşadıkları coğrafyaları terk etmesine sebep olmuştur. En acı sonuçlarından bir tanesi ise savaşlar olmuştur. Nitekim bu savaşlardan bir tanesi 2.Dünya Savaşı olmuştur. İşte dünyayı derinden etkileyen ekonomik krizler;

1. Büyük Buhran – 1929

buyuk-buhran

Büyük Buhran ilk olarak 1929 yılında başlamış Kuzey Amerika ve Avrupa merkezli olmasına rağmen tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Etkisini tam olarak 1930 yılının sonlarında hissettiren büyük buhran özellikle sanayileşmiş ülkelerde yıkıcı etkiler göstermiş ve dünya genelinde milyonlarca insanın işsiz kalmasına denen olmuştur.

Büyük Buhran birçok yazılı kaynağa göre ABD borsasının çöküşü ile anılmakta. Fakat ekonomik kriz o yıllarda sebep olduğu yıkıcı etkisi ile tüm dünyayı etkisi altına almıştı. Bu sebeple Büyük Dünya Bunalımı olarak anılmayı daha çok hak ettiği çok net olarak görülmektedir. Yaşanan ekonomik bunalım sonucu dünya genelinde 3 binden fazla banka batmış, 50 milyon insan işsiz kalmıştı. Küresel üretim %42, dünya ticareti ise %65 oranında daralma yaşamıştır.

1929 yılına kadar yaşanan en büyük ekonomik kriz dünya ticaretinin %7 oranında daralmasına sebep olmuştu. Buradan yola çıkarak büyük buhranın ne denli büyük bir kriz olduğu çok net görülebilir. Kriz ABD’den sonra Avrupa’ya sıçramış ve İkinci Dünya Savaşı başta olmak üzere birçok sosyolojik ve finansal probleme ön ayak olmuştur. 1930’lu yılların Almanya’sı yaşanan ekonomik bunalıma Hitleri çözüm olarak görmüştü. Almanya siyasetini çok kısa sürede etkisi altına alan Adolf Hitler tarihin en kanlı savaşının baş aktörü olmuştur.

2. Kara Pazartesi – 1987

kara-pazartesi-1987

19 Ekim 1987 tarihinde Hong Kong piyasalarında başlayan borsa düşüşleri zaman farkıyla sırasıyla AB ve ABD borsalarını da etkisi altına alarak küresel boyutta bir ekonomik krizin yaşanmasına sebep olmuştur. Kara Pazartesi olarak bilinen kriz dünya genelinde birçok ülke borsasının %60’a kadar ulaşan değer kayıpları yaşamasına sebep olmuştur. Krizin patlak verdiği Hong Kong borsası %45.8, Avustralya %41.8, İspanya %31, ABD %22.7 ve Kanada %22.5 değer kaybetmiş Yeni Zelanda ise %60’lık düşüşle krizden en büyük zararı alan ülke olmuştur. Nitekim Yeni Zelanda’nın Kara Pazartesi krizinde yaşadığı kaybı geri alması yıllar sürmüştü. Kara Pazartesi tarih boyunca 1 günlük süreçte borsaların en çok değer kaybettiği gün olarak bilinmektedir.

3. 2008 Ekonomik Krizi

2008-ekonomik-krizi

2008 yılının son aylarında ortaya çıkan ve sebep olduğu küresel problemler nedeniyle sıkça 1929 yılında yaşanan büyük buhran ile karşılaştırılmaktadır. ABD’deki gayrimenkul piyasasının belli nedenlere bağlı olarak değer kaybetmesi sonucu bireysel iflasların artması kriz ortamının oluşmasına sebep olduğu düşünülmektedir. 

Çin ve Hindistan gibi oldukça büyük nüfusa sahip ülkelerde gözlemlenen ekonomik büyüme oranları petrol, emtia ve tarım ürünlerine olan taleplerde artış yaşanmasına neden oldu. Bu ürünlere olan talep artışı fiyatların bir hayli yükselmesine bunun sonucunda ise 2008 yılı gıda fiyatlarının en yüksek olduğu yıl olarak kayıtlara geçmiştir. Petrol ve Altın gibi değerli maddelerde yaşanan fiyat artışları yaşanırken ABD Doları hızla değer kaybetmiştir.

O yıllarda sürekli artış gösteren konut fiyatları piyasalarda aşırı derecede iyimser hava yaratmış, bankaların yüz binlerce düşük gelirli aileye konut almasının yolunu açan krediler açmasına neden olmuştu. 2008 yılında yaşanan değer kayıpları ABD gayrimenkul piyasasını da etkileyerek konut fiyatlarının bir hayli düşüş yaşamasına neden olmuştur. Konut fiyatlarında yaşanan bu büyük oranlı düşüşler yüksek risk ve faizli kredi olarak bilinen subprime mortgage kredi piyasasının çökertmiş, kredi faizlerini ödeyemeyen yüzbinlerce düşük gelirli ailenin iflas etmesine ve konutlarına el konulmasına neden olmuştur. 2008 Ekonomik Krizi ABD’nin arından Avrupa’ya sıçramış İzlanda’da 3 bankanın iflas etmesine, İngiltere gayrimenkul piyasasının düşüşe geçmesine ve Euro’nun tüm para birimleri karşısında değer kaybetmesine sebep olmuştur.

Amerika Birleşik Devletleri ekonomisi bu kriz sebebi ile 2008 yılında %0.1, 2009 yılında ise %2.5 oranında daralma yaşamıştır. Öte yandan İngiltere ekonomisi %4.2, İspanya %3.8, İtalya %5.3, Almanya %5.7, Japonya %5.4, Fransa %2.9 ve Türkiye ise %4.7 oranında daralmıştır.

Bizleri Yeni Bir Küresel Kriz mi Bekliyor?

koronavirus-ekonomik-kriz-min

2019 yılının son aylarında ilk olarak Çin’de görülen koronavirüs pandemisi uzak doğu ülkelerinin ardından tüm dünyaya yayılmaya devam ediyor. Dünyaca birçok ekonomiste göre salgın hastalık sebebi ile tüm dünyayı bir ekonomik krizin beklediğini ifade ederken pandeminin belirsizliği bu krizin ne denli bir büyüklükte olacağı yönündeki tahminleri güçleştirmektedir. Salgın hastalığın gidişatının iyi yönde seyretmesi halinde krizin etkilerinin daha kolay atlatılabileceği tahmin ediliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir